Ben kahve yapmaya gittiğim sırada Özlem arkamdan kıkırdıyordu. Aklımda birkaç milyon milyar tane düşünce dolaşırken o beni bu ana çekiyordu sanki. Şifreci ile ne zaman görüşecektik? Mektupta hangi sırları bulacaktı? Kendime Mete'yi yeteri kadar iyi tanımadığım için kızdım biraz. Kimi kandırıyorum kendime çok kızdım ben.
Birkaç dakika geçtikten sonra Özlem'in yanına döndüm. Önce onun kahvesini uzattım sonra onun karşısına oturdum.
- Eeee Kadim anlat bakalım?
- Ne anlatmamı istersin Özlem?
- Ne düşünüyorsan anlat işte yoksa sıkılırım ve sana sararım biliyorsun.
- Seninle tanıştığımız zamanları düşünüyordum. Hatırlıyor musun bir keresinde senin etrafını çevirmişlerdi ve Mete ile oraya gelip seni kurtarmıştık.
- Ona pek kurtarma denmez eğer araya girmeseydim ikinizinde ağzını burnunu kıracaklardı.
- Sen gül ama bence güzel bir tanışmaydı.
- Evet kesinlikle öyleydi. Dün gibi hatırlıyorum sanki aradan 20 yıl geçmemiş gibi.
- Evet bende çok net hatırlıyorum. O gün bu kızdan çok iyi bir arkadaş olur demiştim.
- Ayy sen ne güzel şeyler düşünmüşsün öyle. Bende bunlar ben olmazsam bu şehirde yapamazlar diye düşündüm.
- Hala sensiz yapamıyorum be Özlem. Yanımda olmazsan kesin kaybolurdum.
- Hemen duygusala bağlama valla dayak geliyor ona göre.
- Senin vurduğun yerde çiçek biter be Özlem. Şimdi düşününce kaktüs de olabilir bilemedim.
Biraz sessizlik oldu sonra. Nefret ediyordum sessizliklerden. Sanki bir anda zihnindeki düşünceler çok katına çıkıyordu. Çilekli dondurma evet başka bir şey düşünmemem lazım benim. Ben düşünmemeye çabaladığım sırada birisi kapıya üç kere vurdu. Gelen kişi Ahmet'ti artık onu kapıya vurma sesinden tanıyordum.
Özlem'in şaşkın bakışları arasında hemen yerimden fırlayıp kapıya doğru koştum. Tahminim doğruydu ve Ahmet gelmişti.
- Kadim bey, Özlem hanım size yeni haberler getirdim.
- Heyecan yaratma Ahmet hemen anlat.
- Elbette Özlem hemşire. Şifreci sizinle görüşmeyi kabul etti. Yarın sabah 10'da sizi bekliyor olacak.
- İşte bu harika bir haber Ahmet. Çok teşekkür ederiz sayende rahat uyuyacağız.
- Sabah 9 gibi kahvaltı yaparız ve sonra yola çıkarız. Sifreci bekletilmeyi pek sevmez.
- Bizde tam zamanında orada oluruz.
- Poyraz başkan bu şekilde emretti zaten. Bakalım bu sefer nerede görüşecek.
- Nerede derken ne demek istedin Ahmet?
- Özlem hemşire her görüşme talebimizde farklı bir yerde görüşmek istiyor. Bunu anlatmak istedim.
- Tabiki öyle yapacak kolay bulunan kişi olmak istemiyor. Bunun yerine aranan kişi olmaya çalışıyor. Güzel taktik.
- Aferin Kadim yam yerinde bir tespit oldu. Ahmet sen çıkabilirsin saat 9'da Poyraz başkanın odasında oluruz biz.
Ahmet hızlı adımlarla uzaklaşırken odanın ahşap kapısını kapattım. Özlem ile göz göze geldik bir an ilk kez onun ne söyleyeceğini bilmediğini hissettim. Konuyu değiştirme sırası bana gelmişti.
- Özlem kahveler soğuyacak hadi devam edelim.
