Koltuğa oturduğum zaman nefes nefeseydik. İçimde öyle büyük bir acı vardı ki onu nasıl anlatabileceğimi bilmiyordum. Değerli dostumun cansız bedenini görmüştüm orada. Bedeni buz kadar soğuktu değerli dostum artık orada değildi. O gitmişti nereye gittiğini bilmiyordum ama bizi terk edip ölüler diyarındaydı artık.
Neden ölmüş olabilirdi ki? Özlem'in dediği gibi ölmesini gerektirecek hiçbir sebep yoktu. Bildiğim kadarıyla ölümcül bir hastalığı yoktu onun. Olmuş olsaydı mutlaka bana söylerdi. Bildiğim kadarıyla onun bir düşmanı da yoktu olmuş olsaydı onu da bilirdim. Söylerdi mutlaka bana onu korumak için herşeyi yapacağımı çok iyi bilirdi. Belki bu yüzden söylememişti.
Kafamın içinden binlerce düşünce aynı anda geçerken Özlem bize soğuk su getirdi. Terden sırılsıklam olan elbiselerim bedenime hafif bir soğuk yayıyordu. Birkaç saat içinde binlerce saatlik hayat yaşamış gibiydim. Sanki bir anda 3537 yaşında olmuştum.
- Özlem sence Mete'ye ne olmuş olabilir?
- Gerçeği söylemek gerekirse hiçbir fikrim yok Ozan. Ölüm nedenine dair hiçbir iz göremedim. Beden bütünlüğü normal durumda
, yaralanma veya iç kanama belirtileri yok. Zehirlenmiş olabilir ama bilinen birçok zehir bir iz bırakır ama onlarda yok.
- Belki de bilinmeyen bir zehir vardır. Bilmiyorum Özlem düşünemiyorum. Düşünme işlemini bir süreliğine sana devretmek istiyorum. Sakıncası yoksa eğer.
- Hiç sorun yok Ozan. Bu arada tahmin ettiğimden daha güçlü durdun.
- Yaa dalga geçme lütfen dokunursan hüngür hüngür ağlayabilirim.
- Ağla zaten bırak her yeri su bassın. Nasıl hissediyorsun Ozan? Çok zor biliyorum ama anlatman gerek.
- Kötüyüm! Çok kötüyüm sanki beni hayata bağlayan kablolar sökülmüş gibi. Mete benim en sağlam dostumdu onsuz ne yapacağımı bilmiyorum. Bu konuda konuşmak istediğimden bile emin değilim.
- Çok iyi anlıyorum seni merak etme. İstersen soğuk bir duş al düşüncelerini toparlamana yardımcı olur.
- Bunu yapmak istediğimden emin değilim. Özlem sana bir şey söylemek istiyorum Mete'ye bunu kim yaptırsa onu bulacağım ve Mete'nin intikamını alacağım. Sözüm olsun sana.
- Bunu yapacağına inanıyorum Ozan hadi git duşunu al. Bornozun dolabında üst çekmecede havluların yanında.
- Onları hangi ara gördün sen?
- Giysilerimi değiştirirken gördüm şapşik. Hadi çabuk ol daha bir intikam planlamamamız gerekiyor seninle.
Özlem'in yoğun ısrarları sonycynda duşa girmeye karar verdim. Onu salonda bırakıp banyoya gittim. Elbiselerimi çıkarttım ve duş şofbeninin altına girdim, soğuk suyu açtım. Soğuk su başımdan aşağıya doğru akmaya başladı. Bu şehirde su her zaman soğuk akardı. Kazanlar patlardı, çalışmazdı genelde. Biraz sabun, biraz temizlik.
Su yüzümden aşağıya doğru akarken hala Mete'yi düşünüyordum. Gözyaşının musluğu açılmış gibiydi. Ağlıyordum evet, akan yaslar suya karışıyordu. Kimsenin bilmediği kimsenin duymayacağı kelimeler döküldü dudaklarımdan. Kızgındım, çok kızgındım hem kendime hem bana haber vermediği için Mete'ye.
Havluyla kendimi hızlı bir şekilde kuruladım. İçeriye gittim ve elbiselerimi değiştirdim. Çıkardıklarımı bir kenara fırlattım. Daha iyi değildim belki ama temizlemiştim. Özlem'in yanina gittiğim zaman konuşmamız gerekiyordu.
- Özlem, Metr ne demek istemişti sence?
- Bilmiyorum Ozan kağıt yaninda mı? O kağıtta bir ip ucu olması lazım.
- Yanımda işte bak sadece "Hiçbir şey tahmin ettiğimiz gibi değil." yazıyor.
- Benim anladığım şey şu ki Mete demek istiyor ki gördüklerin, duydukların vs düşündüğün gibi değil.
- Ben nasıl düşünüyorum da öyle değil. Kafayı yemek üzereyim.
- Sakin ol Ozan acele etme. Bence bu işin içinde büyük bir komplo var. Herkesi sorgulamanı istiyor bence Mete.
- Harika o zaman en sevdiğim insanı kaybetmem yetmezmiş gibi bir de çok büyük bir komployu çözmem gerekecek.
- Merak etme doğru hareket edersek hepsini çözeriz. Unutma beraber çözeceğiz.
- Çok teşekkür ederim Özlem. Yanımda olmasaydın ne yapacagımı bilemezdim ben. Biraz uyumamız gerekiyor sanırım ben koltukta uyurum.
- Tamam sen uyu ama bensiz tavanla dedikodu yapmak yok ona göre. Bende diğer koltukta olacağım. Gecenin köründe çığlık atmanı istemiyorum.
- Tamam tamam biraz dinlenelim.
