Zaman Durduğunda 32. Bölüm - Şifreciye giderken

 


Kısa süren bir sessizliğin ardından Poyraz başkan konuşmaya başladı. Yüzünda ufak bir gülümseme vardı. O keskin, soğuk bakışları kaybolmuştu sanki.


- Tekrardan tebrik ederim sizi. Harika bir çıkardınız bugün.

- Efendim biz hiçbir şey yapmadık gerçekten.

- Siz orada korkmadığınızı gösterdiniz. Eğer en ufak bir korku hissetselerdi akbaba gibi üzerinize atarlardı anında. Ufak bir korku hissettikleri anda tüm oklar bize dönerdi. Şimdi bütün oklar Gece'ye döndü.

- Eğer hiçbir şey yapmamamız bu kadar etki ettiyse mutlu olduk başkanım. Bundan sonra süreç nasıl ilerleyecek? 

- Özlem hemşire bundan sonra şifreciden görüşme tarihi ve saat bilgisini paylaşmasını bekleyeceğiz. Bu arada o güne kadar burada kalacaksınız. Dikkat çekmeye başladınız ve bunu göze alamam.

- Nasıl isterseniz öyle olur başkanım. Yine toplantı odasında mı uyuyacağız?

- Kadim, Mehmet size bir oda ayarlıyor şu anda. Cevap gelene kadar o odada kalabilirsiniz.

- Başkanım konseydeki siyasi gerilim çok fazlazdı. Her zaman böyle mi olur toplantılar?

- Biz çok bir araya gelmeyiz. Sadece önemli meseleler olduğu zaman yaparız bunu. En son 2 sene önce görüşmüştük sanırım.

- Yani Poyraz başkan Mete'nin öldürülmesinin önemli olduğunu mu düşünüyor?

- Kesinlikle öyle Özlem hemşire. Büyük ihtimalle en güvendiği adamlarınıda araştırma yapmaları için göndermiştir.

- Neden bu kadar önemli başkanım?

- Mete önemli değil önemli olan olum biçimi. Kafasından birkaç kurşunla öldürülmüş olsaydı kimsenin umurunda olmazdı Kadim. Ancak onda hiçbir iz yok.

- Ve hepsi bu silaha diğerlerinden önce sahip olmak istiyor. Özellikle konsey onlarda olmayan bir silahın başkalarında olmasını istemiyorlar. Şimdi anladım.

- Evet, bu şekilde. Eğer öyle bir silah varsa onu ele geçirme yarışını başlattı konsey. Bunu güven ölçmek için kullanacaklar.

- Her şey tahmin edebilecegimden bile çok derin başkanım.

- Her halenin altında 3 gizli hamle, her birinin altında 5 tane gizli amaç ve her amacın altında sonsuz sayıda gizli neden olabilir Kadim. Sen anlamaya başlıyorsun ve bu beni mutlu ediyor.


Sanırım başım dönüyordu artık benim. Sanki bildiğim herşey küçük bir parçaydı ve ben onun onlarca katını öğreniyordum. Öğrenmedigim binlerce katı daha vardı sanki. Herşey birbirine bağlıydı ve ben birkaç sonraki adımı düşünmeliydim. 


Sanırım o an için odada sadece Poyraz başkan mutluydu. Ben ne hissedeceğimi bilmiyordum Özlem işe endişeli gibi duruyordu. Konuşmayı seven biz bile sessiz kalmak istiyorduk. Tam ben bundan sonra neler olacak diye düşünürken kapıya birisi vurdu. Sert bir şekilde kapıya vurulunca Poyraz başkan "gel" dedi. Elbette gelen Ahmet'ti. 


- Başkanım odayı hazırladık. İstedikleri zaman geçebilirler. 

- Çok teşekkür ederiz Ahmet. Sizde biraz dinlenin çocuklar yorucu bir gün oldu hepimiz için. Benim biraz işlerim var bu esnada. 

- Teşekkür ederiz başkanım kolay gelsin size. 


Özlem'le birlikte odadan çıktık ve Ahmet'ti takip etmeye başladık. Birkaç oda geçtikten sonra ahşap bir kapıyı açarak "odanız burada. Bir ihtiyacınız olursa bana gelebilirsiniz. Ayrıca sizin için yiyecek bıraktım." dedi hafifçe gülümseyerek. 


Ahmet sert adımlarla uzaklaşırken Özlem'le birlikte odaya girdik. İki tane yatak bir tane eskimiş dolap ve iki tane mavi koltuk vardı. Hepsi eskiydi zaten yeni bir şey beklemiyordum burada. 


- Sen ne yapıyorsun Kadim. İlla dövmem mi gerekiyor seni. 

- Özlem madem burada kalacağız kendimi ve seni korumayı öğrenmem gerekiyor. 

- Bu günleri de görecektik desene beni şaşırtıyorsun bu arada hiç beklemezdim senden. 

- Gerçeği söylemek gerekirse bende beklemezdim ama şimdi ben yeni birisiyim. 

- Off böyle kararlı bakınca sen çok çekici oluyorsun. Kadim bayağı tehlikeli birisi olacak galiba. 

- Teşekkür ederim Özlem. Ben her zamanki benim sanırım. 

- Bu işin şakası da sakın kendimi öldüreyim deme. 

- Eğer yaparsam ağzımı burnumu kırarsın biliyorum merak etme. 

- Aferin sana öğreniyorsun. Bu arada çok fena acıktım ben hadi bir şeyler yiyelim. 




0/Post a Comment/Comments