Gözlerim açılana kadar sanki aynı hayatı tersten yaşıyordum. Dönüş yolundaki bazı çukurlar haricinde hissettiklerim nedeyse aynıydı. Poyraz başkan puro içiyordu. Gelen sesler oldukça tanıdıktı. Motorun çalışma sesleri bile tanıdık geliyordu bana. Artık Özlem'in kokusundaki farklı çiçekleri ayırtedebiliyordum. Aynı zamanda onun hızlı ama sakin nefes alışını daha kolayca ayırıyordum. Görmemenin avantajları diye düşündüm araba büyükçe bir taşın üstünden geçerken.
Araba yavaşladı ve sol ön kapı açıldı. Ardından önce Özlem'in kapısı açıldı ve göz bağları çözüldü. Sonra ise benim göz bağım çözüldü. Ahmet'e teşekkür ettikten sonra yola devam ettik. Kafamdaki en büyük sorulardan birisi oraya tekrar gitmek istesem yolu bulup bulamayacağımdı. Büyük ihtimalle bulamazdım ama en azından ses ve kokuları kullanarak bir harita çıkarmıştım.
- Şimdi bizim mekana geri dönüyoruz çocuklar. Şifreciye mesajı Mehmet iletecek. Yeni katılan arkadaşlarıda onunla birlikte gönderdim.
- Bunlar çok güzel haberler başkanım teşekkür ederiz. Yeni gelenlere güvenebilir miyiz?
- Burada kimseye güvenmemen gerektiğini biliyorsun Özlem hemşire. Bilmeleri gerektiği kadarını öğrenecekler merak etme.
- Bunu nasıl yapacağız Poyraz başkanım?
- Artık güzel sorular sormaya başladın Kadim sevdim bunu. Onları biraz uzağımızda tutacağız. Az bilgi sahibi olacaklar bu sayede. Mesela şifreci ile olan görüşmeye onlar gelmeyecek.
- Ancak bu biraz şüpheli olmaz mı Kuzey başkan rahatsız olmasın?
- Merak etme sorun olmaz zaten öğrendiğimiz bütün bilgileri ona ulaştıracağız. Sadece bilgiyi bizden alacak başkalarından değil.
- Bu sayede Kuzey başkan bie muhtaç kalacak. Çok zekice bir hamle.
- Bu şehirde bir adım atmadan önce 3 kere düşünmen gerekir. Eğer gizli bir adım atman gerekirse on kere düşünmen bile işe yaramayabilir. Sen işin bu tarafını bana bırak daha önemli sorunlarımız var.
- Emredersiniz Poyraz başkanım.
- Bu halinizi çok daha sevdim bu arada.
- Poyraz başkanım sizden ricam olacak.
- Elbette Kadim yapabileceğimiz bir şey olursa neden yapmayalım.
- Ben silah kullanmayı öğrenmek istiyorum başkanım. Silah kullanmayı öğrenip size daha faydalı olmak istiyorum.
- İşte bu harika bir haber Şifreci işini hallettikten sonra Ahmet veya Mehmet'ten sana silah kullanmayı öğretmesini isteyeceğim. Uygun bir zamanda silah ve yakın dövüş eğitimine başlayabilirler.
Gözüm tekrardan açıktı, gölgeler içindeki konumum azar azar yükseliyordu. Silah kullanmayı öğrenmek istiyorum dediğim zaman Poyraz başkanın gözlerindeki ışığı anlatamam size. Ben cümlemi kurduğum zaman doğrudan bana bakmıştı ve o zaman görmüştüm ışıldayan gözlerini.
Kabul etmek gerekirse onu uzun zamandır tanımıyordum ama onu ilk kez böyle görmüştüm. Özlem'in ağzı bir karış açılmıştı. Gözleri büyümüştü ve şaşırdığı her halinden belli oluyordu. Bu konuyu daha sonra uzunca konuşacaktık kesinlikle.
Bir taraftanda araba sessizliğin içinde yolculuğuna devam ediyordu. Güneş batmaya hazırlanıyordu yavaşça. Eğer bu oyunu oynayacaksam en iyi şekilde oynamam gerekiyordu. Eğer yer altı dünyasında bir yerim olacaksa onu bileğimin hakkıyla kazanmam gerekiyordu.
Yol giderek kısaldığı sırada Özlem'in yüzünde küçük bir gülümseme büyümeye başladı. Poyraz başkan ise son derece neşeliydi. Ahmet ise her zamanki gibi sessizdi ve duygularını hiç belli etmiyordu. Belli ki o da hissetmemeninbne kadar önemli olduğunu öğrenmişti. Bende öğrenecektim ama onlar gibi hiçbir şey hissetmeyerek değil kendimi kontrol ederek yapacaktım bunu.
Gizlenme yerine ulaştığımız zaman binanın dışında Poyraz'ın adamlarının nöbet tuttuğunu gördük. Yaklaşık bir kilometere uzakta silahlı adamları görmeye başlamıştık. Ana binaya yaklaştıkça sayıları artıyordu. Dışarıdan içeriye izinsiz girmekde içeriden dışarıya izinsiz çıkmak oldukça zordu. Büyük ihtimalle benim göremediklerim de vardı. Büyük ihtimalle bir yerde saklanıyorlardı.
İçeriye girdiğimiz zaman Poyraz başkanın odasına doğru ilerledik. Hala aynı koku hakimdi odaya. Geçen sefer dikkat etmediğim mavi bir halı vardı yerde. O da diğer herşey gibi oldukça eskimiştı. Poyraz başkan eliyle koltukları işaret edince oturduk. Bir anlık bir ölüm sessizliği vardı ve ben artık korkmuyordum.
