Zamanın dengesi 89. Bölüm



Boş bir masaya oturduğumuz zaman bize eşlik eden askerler yemeklerimizi getirdiler. Belki muhteşem yemekler değillerdi ama o an sanki dünyanın en güzel yemekleri gibi geldi bize. Biraz pişmiş tavuk yanında birkaç dilim papates ve elbette beyaz ekmek. Uzun zamandır bu kadar güzel bir yemek yememiştik. Tabaklarımız bitene kadar hiç konuşmadık o kadar acıkmıştık ki nefes bile alamadığımızı düşündüm bir süre boyunca.


Yemekler bittiği zaman şapkalı adam ve Derin içeriye geldi.


- Afiyet olsun çocuklar. Yemeğinizi bitirdiyseniz beni takip edin güzel bir kahveyi hak ettiniz.


Kahve mi demişti şapkalı adam? Bunu söylemiş olamaz? Hepimiz büyük bir şaşkınlık içinde birbirimize baktık. Kylana ile göz göze geldiğimiz sırada o an neden onun yanında oturmadığımı düşünüyordum. Gerçekten niye onun yanında değildim? Neden tam şu an ona sarılmıyordum? Neden onu sevdiğimi haykırmıyordum? Biliyorum der gibi gözlerimin içine bakıp gülümsediği zaman biraz daha susmaya karar verdim ve şapkalı adamı takip etmeye başladık.


- Galdor bu arada senin için bira bulduk. Bulması biraz zor oldu ama bunu başardık.

- Bira istediğimi sen nereden biliyorsun şapkalı adam? Senin yanında hiç konuşmamıştım bunu?

- Ben birçok şeyi biliyorum Galdor? Ne zaman yoğun baskı altında kalsan yasak olduğunu bilmene rağmen birkaç kutu içtiğini de biliyorum merak etme.

- Hadi beni takip edin biraz konuşmamız gerekiyor.

- Evet, evet şapkalı adamı takip edelim. Benim için de çay hazırladınız mı şapkalı bey biliyorsunuz kahve bende çarpıntı yaptığı için içemiyorum onu.

- Elbette çayımız var Derin. Çok demli çayın seni bekliyor.


Yemekhaneden çıktıktan sonra biraz koridorda ilerledik. Askerlerin mutlu, yorgun bakışları ve aralarda gelen zafer nidaları eşliğinde ilerlerken bir an için kendimi kahraman gibi hissettim. Doğrusunu söylemek gerekirse hayatı boyunca hiçbir şey başaramayan birisi için tarif etmesi oldukça zor bir duyguydu. Bir yanımda Derin diğer yanımda Kylana ilerliyorduk. İkisinin de elini tutuyordum Galdor ise birasına kavuşmak için şapkalı adamın bile önünde ilerliyordu. Naserious ve Derian ise en arkadalardı ve kendi aralarında konuşuyorlardı.


Bir dinlenme odasına girdiğimiz zaman şapkalı adam koltukları işaret etti ve hepimiz oturduk. Elbette Kaylana'nın yanına oturdum ve diğer yanımda Derin vardı.  Kahve kokusu odayı kapladığı sırada ayakta gülümseyerek bize bakan şapkalı adam konuşmaya başladı.


- Hepinizi tekrardan tebrik ediyorum. Bu gün mükemmel bir iş başardınız. Büyük ihtimalle kahramanlık destanınız yüzyıllar boyunca anlatılacaktır aksi halde ne destanı anlatacak ne de dinleyecek kimse kalmayacak. Bu gün şimdiye kadar ki en büyük zaferimizi sizin sayenizde aldık ve zaferiniz inancımızı güçlendirdi.

- Taşekkür ederiz şapkalı bundan sonra ne olacak? Başka türlü kahveler veya bira olmazdı sanırım.

- Keşke sizin için çok daha fazlasını yapabilseydim Galdor ama imkanlarımız biraz sınırlı. Şu anda durum bayağı karışık duyduğumuz bilgilere göre düşman olarak gördüğümüz iki grup kendi aralarında savaşmaya başlamış durumda. Bir diğer taraftan yaptıklarınız siyahlıları bayağı bir şaşırtmış durumda. Bir diğer taraftan sokakarda çeteler olduğuna dair duyumlar alıyoruz. Tahminimize göre bunların bir kısmı fırsatçılar azınlıktaki bir grup ise sadece kendini savunmak için silahlananlardan oluşuyor. Yani dışarıda bize saldırmak isteyen birden fazla grup var. Önceliğimiz ise onların hepsi.

- Ortalık iyice mahşer yerine döndü desene şapkalı. Şimdiki planımız nedir peki?

- İki tane amacımız var ilki ve en önemlisi saflarımızı korumak ikincisi ise saldırmak. Tabi bu karşıt güçlerin bir araya gelmemesine izin vermememiz gerek. Askerlerimiz zaten bir çok farklı noktada savaşıyorlar ve yavaşda olsa ilerliyoruz. Sizden ne istediğimi soracak olursanız ki gördüğüm kadarıyla Naserious ve Derin bu soruyu sormak için fırsat kolluyor. Size daha gizli ve sadece sizin yapabileceğiniz bir görev vereceğim. Daha önce hologlaramı ile konuştuğunuz Başkan ile tekrar görüşeceksiniz. Tahminime göre bu günler için bazı planları vardır onun.

- Şapkalı ben neyi anlamıyorum biliyor musun bundan binlerce yıl önce yaşamış birisi nasıl bu günümüz hakkında bir şeyler bilebilir. Dahası ismi başkan mıdır neyse artık nasıl binlerce yıl önceden bizimle konuşabiliyor.

- Bunlar çok güzel sorular Galdor. Önce nasıl konuştuğunu anlatmak istiyorum bu daha kolay olanı çünkü siz başkanın yapay zeka ile desteklenen bir hologramı ile konuştunuz. İkinci soruna gelirsem nasıl geleceği bu kadar doğru tahmin edebildiğini inan bilmiyorum. Bu yolculukta onun ne kadar geleceği görebileceğini de test etmiş olacağız. 

- Şapkalı bey bir soru sorabilir miyim ben? Burada çok garip şeyler oluyor binlerce yıl önceden birileri ile konuşuyoruz, siyahlı manyaklar terör estiriyor, kötü büyücüler ayin falan yapıyor. Sahi neler oluyor?

- Ah be Derin keşke anlatması kolay olsa bunları. Dünyayı kontrol eden gizli güçlerin çatışmasının arasında kaldık diyebilirim. Bu çatışmanın amaçlarından birisi pastadan daha büyük pay kapmak değil pastanın tamamını yemek ve kalan herkesi ortadan kaldırmak. Bu yüzden şimdiye kadar gizliden yürütülen herşey bir anda ortaya çıktı. Tahminime göre detaylara indiğimiz zaman başkaları ile de karşılabiliriz. Kimisi kıyameti erkene çekmek istiyor, kimisi kötü tanrıları dünyaya getirmek, kimisi ise gezegeni tek başına kontrol etmek. Başka neler var şu an için bilmiyoruz ama hazırlıklarımızı ona göre yapacağız.

- Şapkalı bizim gücümüz onları durdurmaya yetecek mi? Birkaç gün önceye kadar son derece sıradan insanlardık biz. 

- Haklısın Kaylana ama hayatlarınızda bir eksikliği her zaman hissettiniz siz. Sanki bir yerlerde bir şey vardı ve siz ona ulaşamadığınız için hep eksik hissediyordunuz. Sanki kaderinizde çok özel bir şey vardı ve siz onu bilmiyordunuz. Şu anda biliyorsunuz ve daha fazlasını başaracaksınız.

- Biz bilmesek bile sen biliyordun değil mi şapkalı? Bu yüzden uzaktan takip ediyordun bizi? Acaba bizim gibi başkaları da var mı?

- Evet farkındaydım ama emin olmak için sizi izledim. Şu an eminim neler yapabileceğinizi tahmin bile edemiyorum. Diğer soruna gelecek olursam Lucian bu bölgede başkaları yok takip ettiğimiz birkaç kişi daha oldu ama onlardan haber alamıyoruz. Belki bir gün onlarla karşılaşacağız.

- Harika en azından tek başımıza değiliz yanımızda harika savaşçılar var. Arada sana gıcık olsam da sende varsın. Arada biraz seviyor gibi oluyorum seni şapkalı özellikle açık konuştuğun zamanlar.

- Çok teşekkür ederim Galdor sözlerin benim için çok değerli inan bana size herşeyi anlatmak istiyorum ama zamanı gelmeden anlatırsam sözlerim boşa gitmiş olur. Bazı şeyleri kendi kendinize öğrenmeniz gerekiyor en basiti güçleriniz gibi.

- Tamam, tamam anladık yine kelime oyunlarına başladığına göre bizim hazırlanmamız gerekiyor. 

- Sen çok güçlü birisin Galdor evet gideceksiniz ama şimdi değil. Önce biraz dinlenin çok büyük zorluklar atlattınız. Acele bir durum olursa sizi haberdar ederiz zaten. Şimdi biraz uyumayı deneyin bizde Derin'in şarj işini halledelim. İyi uykular size görüşürüz.

0/Post a Comment/Comments